Yeni bir internet projesine başlarken yapılmaması gerekenler

1206711_41147487Gerçekleştirmek istedikleri internet projeleri ile kapımızı çalan proje sahipleri ile farklı aşamalarda yaptığımız görüşmeler ve çalışma toplantılarında (“workshop”) gözlemlediğimiz önemli bazı konuları irdelemek istiyorum.

Sunum; Hazırlıklı Olmak İyidir

Bize gelen projelerin bir kısmı oldukça iyi belgelendirilmiş durumda sunulurken, bir kısmı sadece proje sahibinin veya ortaklarının zihninde canlandığı haliyle aktarılıyor. Tabi ara durumlar da söz konusu.

Tasarımcı seviyesinde olmasa dahi; projenizi geliştirme ekibine sunarken elinizde yazılı ve/veya görsel bazı taslaklar bulunsun. Bunları hazırlamak için harcayacağınız zaman öncelikle düşüncelerinizi kristalize etmenizi sağlar ve çalışma toplantılarının verimini artırır. Bunun tersi durumda, zihninizdeki resmi karşı tarafa aktarmak için daha fazla çaba (ve zaman) harcamanız gerekir. Üstelik bunu başardığınızdan emin olamayabilirsiniz.

Projenizin ilk taslaklarında olası anlayış farklılıklarının yansımalarını görebilirsiniz. Bunu önlemenin en iyi yolu önceden bir miktar hazırlık yapmış olmaktır.

Görsel Tasarım; Taklit Yaratıcılığı Öldürür

Görsel tasarım, potansiyel ziyaretçi ve kullanıcılarınızın karşılaşacakları arabirimin görünüş ve işlevselliğini etkiler. Proje sahiplerinin çoğu benzer veya rakip internet projelerini irdeliyor ve geliştirme ekibi ile paylaşıyor. Daha az sayıda proje sahibi ise sonucun neye benzemesi gerektiği konusunda fikir sahibi değil ve tasarım ekibinin desteğini bekliyor.

Her iki yaklaşımın da olumlu ve olumsuz yanları var. Rakiplerinizin projelerini taklit etmeye çalışmak ve tasarım ekibini bu doğrultuda yönlendirmek ekibin yaratıcılığını kısıtlarken, bir başlangıç noktası, bir örnek sunmak proje sürecini hızlandırabilir.

Tamamıyla sıfır noktasından hareketle proje geliştirmek, tasarım ekibinin yaratıcılığını üst düzeyde kullanmasına olanak tanırken taslak çalışma sürecini uzatır. Ne istediğinizi en azından temel hatları ile önceden bilir ve geliştirme ekibi ile paylaşırsanız süreci kısaltabilirsiniz. Bununla birlikte, örnek olarak sunduğunuz internet web sitelerinin hangi yönlerini kendi projenize yakın bulduğunuzu spesifik olarak belirlerseniz ekibin yaratıcılığını kullanmasının da önünü açmış olursunuz.

Veritabanı Tasarımı; Geleceği Düşünün

Günümüzde geliştirilen dinamik web sitesi projelerinin tamamına yakını veritabanı destekli olmak zorunda. Geliştirme ekibi projeniz konusunda sizden aldığı geribildirimleri kullanarak projenizin temel iskeletini oluşturacak bir veritabanı yapısı kullanmayı öngörür veya yeniden kurgular.

Geliştirme ekibinin size soracağı sorularla şekillenecek olan bu yapı, projenizin kısa vadeli isterlerine yanıt verecek düzeyde olacaktır. Bu aşamada proje sahibinin gelecekteki beklentilerini ve hedeflerini ekiple paylaşması son derece önemlidir. Bu hedefler veritabanı tasarımının daha en baştan çok farklı bir biçimde kurgulanmasını gerektirebilir. Proje belirli bir aşama kaydettikten sonra “ilerisi için de şunu planlıyordum…” demek birçok şeyin sıfırdan ele alınmasını ve yeniden tasarlanmasını gerektirebilir.

Örneğin bugün sitenizin yalnızca Türkçe içeriğe sahip olmasını istiyor, ancak gelecekte farklı dillere de kolayca uyarlanabilmesini bekliyorsanız bunu baştan belirtmeniz yararlı olacaktır.

Proje Fazları; Küçük Lokmalar

Projenizi mutlaka fazlara, aşamalara ayırın. Herşeyi bir arada isterseniz projeniz hiçbir zaman hayata geçemeyebilir veya fazlasıyla uzar. Doğru strateji, bir noktadan başlayıp oradan sonra adım adım ilerlemektir.

İnternet projeleri yaşayan birer organizma gibidir. Zaman içerisinde şekil değiştirirler, gelişir ve büyürler. Ama başlangıç noktaları genellikle daha basittir. Gündelik olarak kullandığınız web sitelerinde bu durumu gözlemlemiş olabilirsiniz.

Geliştirme Ekibi; İş Ortağınız

Bir internet projesi için geliştirme ekibi seçmek, raftan bir ürün satınalmak kadar basit bir süreç değildir. Siz, geliştirme ekibiniz ve projeniz arasında bir bağ kurulur ve proje hayatta olduğu sürece bu bağ devam eder, etmelidir.

“Yeğenim yaparım dedi ama beceremedi…”, “Liseli bir çocuğa verdik işi üniversiteyi kazandı gitti, iş ortada kaldı…”,”Parasını verdik yaptırdık, istediğimiz gibi olmadı…” cümleleri bir önceki denemelerinden ağzı yanan proje sahiplerinden duyduğumuz gerçek cümleler. Yeni bir projeye başlarken iş ortağınızın en az sizin kadar projenize sahip çıkmasını bekleyin.

Özetle… Projenizi hayata geçirecek ekiple iletişiminiz açık olsun. Aynı açıklığı onlardan da bekleyin; projenin farklı aşamalarında bilgilendirilmeyi, örnekler, çalışan taslaklar görmeyi isteyin. Projenizden beklentileriniz hakkında paylaşımcı olun, önemli detayları ve gelecek planlarınızı gizlemeyin, eğer güven konusunda sorununuz varsa gizlilik sözleşmesi talep edin.

 

Özgür Web Teknolojileri Günleri 2010 Başlıyor…

Özgür Web Teknolojileri Günleri 2010, yarın Yeditepe Üniversitesi kampüsünde başlıyor.

Etkinlik, sayıları 30’u aşan konuşmacıları ve standları ile bir şenlik havasında geçecek gibi görünüyor.

Etkinlik programı; farklı ilgi alanlarına sahip geliştiriciler, girişimciler veya yalnızca meraklılar için bile zengin içeriğe sahip.

Özgür Web Teknolojileri Günleri 2010

İnternet dünyasına parasal veya zaman anlamında yatırım yapmayı planlayan herkesin bu havayı solumasında yarar olduğunu düşünüyorum.

Etkinlik kapsamında benim de “İnternet Uygulamalarında Özgür Yazılımların Yeri” başlıklı bir sunumum olacak.

Sunumumun hedef kitlesi olarak web yazılımları alanında yolunu çizmeye çalışan geliştiriciler ve girişimcileri hedefledim daha çok. Meraklılar da İnternet’in ve Özgür Yazılım’ların geçmişine dair hikayeyi dinleme fırsatı bulabilirler.

Herkesi etkinliğe bekliyoruz…

Linux cephesinde son durum

Linux Kullanıcıları Derneğinin üyesi sıfatıyla farklı üniversitelerde verdiğim seminerlerde (tabii ki Linux konulu) bu işletim sistemi hakkında sahip olunan fikirlerin genel anlamda son derece yetersiz olduğunu gözlemledim.

İlgilenmek isteyip de fırsat bulamayanlar veya bir başlangıç noktası arayanlar için Linux dünyasında olan bitenleri kısaca özetlemek istiyorum bu yazımda.

Masaüstü cephesi genel olarak Ubuntu ve Red Hat türevlerinin öncülüğünde gelişmeyi sürdürüken Pardus’un 2010 sürümü halen ortalarda görünmüyor.

Son derece ümit vaat eden bir dağıtım olmasına karşın stabilite ve (halen!) sürücü problemleri potansiyel Pardus kullanıcılarını arayışa itmiş görünüyor.

Masaüstü Linux kullanıcıları arasında en gözde dağıtımlardan biri Ubuntu’dan türetilen Linux Mint.

Bu satırları yazdığım dizüstü bilgisayarımda Pardus dahil ondan fazla masaüstü dağıtımını test ettim (Pardus, Ubuntu, Debian, Fedora, Zorin, PCLinuxOS vd.) Problem yaşamadan kurup çalıştırabildiğim (ve halen kullanmaya devam edebildiğim) tek dağıtım Linux Mint oldu.

Diğer dağıtımlardaki ekran kartı sürücü problemleri, kablosuz bağlantının sebepsiz yere “kaybolması”, işletim sisteminin “kilitlenmesi” gibi sorunların hiç biri Linux Mint kullanırken başıma gelmedi (bu problemlerin çözülemez olmadığını savunmuyorum elbette. Sadece bunları yaparken “son kullanıcı” şapkamı taktığımı ve onların gözünden değerlendirme yaptığımı bilmenizi isterim.)

Linux Mint konusunda yalnız olmadığımı da gördüm. İnternet’te çok sayıda güncel forum yazısında ve bloglarda Linux Mint ile ilgili benzer yorumlara rastlamak olası. Linux Mint bir “Live CD” olarak indirilip doğrudan CD’ye yazılabiliyor. Bunu kurmak zorunda da değilsiniz. “Live CD” sürümünden çalıştırıp test etmeniz ve hatta diskinize kurmanız mümkün.

Kısaca şunu söyleyebilirim; tipik bir masaüstü kullanıcısı aradığı herşeyi elinin altında ve çalışır durumda bulacaktır Linux Mint ile. Üstelik paket yöneticisi kullanarak yüklenen her yazılım, paket yöneticisi tarafından düzenli olarak sürüm kontrolünde tutulduğu için kullanıcının işini inanılmaz ölçüde kolaylaştırıyor.

Linux sunucu dağıtımlarında pazarın genel eğilimi çok daha net. CentOS (Red Hat Enterprise Linux kaynak kodlarından derlenip geliştirilen bir dağıtım) giderek ağırlığını artırıyor. Neredeyse tüm profesyonel barındırma (“hosting”) şirketleri CentOS’u önerilen Linux dağıtımları arasında birinci sıraya koyuyor.

Genel amaçlı veya küçük kurumsal çözümler için dört kadar farklı sunucu dağıtımını test ettim. Kurumsal kullanıcının ihtiyaç duyabileceği stabilite gereksinimine en iyi yanıtı CentOS veriyor. Aslında bunun için Red Hat’i kutlamak lazım tabi.

Hem masaüstü hem de sunucu tarafında Linux pazar payını artırmaya devam ediyor ama rekabet de boş durmuyor! Kullanıcının nabzını son derece iyi tutan Microsoft, Windows 7 ile müthiş bir hamle yaptı ve Vista’nın olumsuz şöhretini bir çırpıda silip stabil ve hızlı bir işletim sistemi yazabileceğini gösterdi.

Hoşçakalın…

Bu yazımın orijinal BTdünyası‘nda yayınlanmıştır.

Güvenli İnternet Kullanımı Semineri

27 Mayıs 2007 tarihinde İstanbul Ataşehir Mozaik Çarşı Konferans Salonunda, Dente bilgisayarlarının sponsorluğunda Güvenli İnternet Kullanımı konulu bir seminer verdim.

Seminere ilişkin sunum dosyasına buradan ulaşabilirsiniz (seminer dosyası PDF biçemine dönüştürülmüştür.)